Dünya Tarihi

Empedokles

Empedokles Kimdir

Empedokles Sicilya’nın güney kıyısında Acragas’ta zengin bir aristokrat ailede doğdu. Acragas ismi Yunanca iken, kasabanın adı Latince Agrigentum’du. M.Ö. 406 yılında Kartacalılar tarafından tahrip edildiği zamana kadar antik dünyanın en güzel şehirlerinden biriydi. Empedokles zamanında, Yunan kültürünü içeren zengin bir şehirdi.

EmpedoklesSonraki Hayatı

Empedocles hayatı ile ilgili birçok efsane vardır. Empedocles ile ilgili efsanelerin çoğunun kaynağını görmek zor değildir, çünkü kendisi yazdığı şiirler üzerine kurulmuştur. Bunlar içinde tanrıya benzeyen güçler olduğunu iddia eder, fakat bunun basitçe şiirsel bir üslup olmadığını ya da gerçekten böyle güçlere sahip olduğuna inanıp inanmadığını söylemek zordu.

Seyahatleri

İtalya’ya gitti ve MÖ 445’ten kısa bir süre sonra Thurii, Lucania kentindeydi. Oradan Peloponnese gitti ve MÖ 440 yılında Olympia’da idi. Şarkıları o yıl Olimpiyat oyunlarında söylenmişti. Genç bir arkadaşı vardı, Anchitos’un oğlu Pausanias, seyahatlerinde onunla birlikte gitti.

Okulu

Empedokles geride, bir okulu bırakmamıştı; hayranlarının veya müritlerinin hiçbiri, sadık Pausanias bile, efendisinin çalışmalarına devam edemedi.

Empedokles Düşünceleri

Kesinlikle Empedokles birçok “ilk” ile anılır. Aristoteles’in onu retorik mucit olarak gördüğü söylenirken, Galen onu İtalya’daki tıp biliminin kurucusu olarak görmüştür. Bununla birlikte, en iyi, tüm maddenin dört elementten oluştuğuna dair inancından dolayı bilinir: Ateş, hava, su ve toprak.

Tüm Maddenin Dört Elementten Oluşması

Dört element teorisinin nedeni, Güney İtalya’daki Elea’da Parmenides tarafından kurulmuş olan, önde gelen Yunan öncesi filozof okullarından biri olan Eleatic Okulu’nun inancının değişimini tartışmaktı. Elea’nın Zeno’yu da içeren bu okulun felsefesi, var olan birçok şeyin sadece tek bir sonsuz gerçeklik olduğu iddiasıydı. Empedokles, “hepsi birdir” versiyonu yerine “dört elementten oluşuyor” fikrini öne sürer.

Pythagoras’ın fikirleri gibi, dünyada görülen çok sayıdaki karmaşıklığı, az sayıda basit altta yatan özelliklerin sonucu olarak açıklamaya çalıştı. Artık Empedocles’ın dört element teorisine inanmasak da, bizi çevreleyen karmaşık fenomenleri açıklayacak basit matematiği hala araştırıyoruz. Empedokles, dört element hipotezini deneysel kanıtlara dayandırmamışlardır.

Havanın Varlığının İspatı

Bununla birlikte, deney üzerine başka bilimsel fikirler ortaya koydu ve deneyde havanın var olduğunu ve boş alan olmadığını gösterdi. Üstten ve alttan delik açılmış bir küpü suya daldırır. Empedocles küpün suyla dolduğunu gözlemledi. Ancak, parmağıyla üst deliği tıkadığında, su dipteki delikten girmedi. Parmağını çekince suyla dolmaya başladı. Empedokles, kaptaki havanın suyun girmesine engel olduğunu doğru bir şekilde saptamıştır.

Işık Hızını Anlamaya bir Adım Daha

Empedokles, akıl yürütme yoluyla ışığın, sınırlı bir hızla ilerlediğine inanıyordu. Empedokles, Güneş’ten gelen ışığın, göze gelmeden önce ya da Dünya’ya ulaşmadan önce araya giren alanda ilk geldiğini söylüyor. Uzaydan taşınan her şey için, bir yerden başka bir yere taşınır; bu nedenle, bir yerden diğerine taşındığı, karşılık gelen bir zaman aralığı olmalıdır.

Son noktada Empedokles’in Fikirleri ne İfade Eder

Empedoklesin fikirlerinin kaçının doğru olduğu dikkat çekicidir. Sonlu ışık hızına olan inancına ek olarak, aynı zamanda, en uygun olanın hayatta kalmasına dayanan bir ham evrim teorisi geliştirdi. Ayrıca, enerjinin korunum yasasının bir biçimini ileri sürmüştü. Kimyasal reaksiyonlarda sabit oranlar teorisine sahipti. Fikirleri, bilimin gelişimi üzerinde çok az etkiye sahip olmasına rağmen, şu andaki bilimsel bilgimizin ışığında oldukça ileride doğruları kendisi o dönemde bulmuştur. Şu sonucu çıkarabiliriz; Zayıf teorik anlatım ile iyi fikirler bile ne demek istediğini anlatamaz.

Ölümü

Ölümüyle ilgili birçok efsaneden, büyük olasılıkla, Peloponnese’deki bir şölen sonrasında öldüğü anlaşılıyor.

Empedokles Sözleri

Hareket bir gerçektir ama oluş diye bir şey yoktur.

Tüm bilgilere algılarımız sayesinde erişebildiğimiz kanaatindeydi. Algılayamadığımız bir şey düşüncelerimizde de yer etmez.

DELIA: Evet, ağla sen sevgili, daha iyidir

Ağlamak susmaktan, konuşmaktan.

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close