Psikoloji

Öğretmenin Görevleri ve Eğitim Psikolojisi

Öğretmenin görevleri öğrencilerine, millî eğitimin amaçlarına uygun planlanmış yaşantılar hazırlayarak onların yaşantıları yoluyla davranışlarında değişmeler meydana getirmektir. Öğretmen bu görevini gerçekleştirmek inek için şunları yapar:

  1. öğrencilerini bütün yönleriyle tanır
  2. Öğrencilerini ulaştıracağı eğitim hedeflerini saptar;
  3. Öğrencilerini eğitim hedeflerine ulaştıracak öğrenim yaşantılarını düzenler;
  4. Öğrencileri için öğrenmeye elverişli bir ortam hazırlar;
  5. Öğrenim yaşantılarını gerçekleştirir;
  6. öğrenim yaşantıları ile öğrencilerin davranışlarında meydana gelen değişmeleri ölçer ve değerlendirir.

Öğretmenin GörevleriÖğretmenin bu görevlerini yapmasına, şüphesiz ki eğitim psikolojisi kadar diğer bilimlerin de yardımı bulunmaktadır. Biz burada öğretmenin bu görevlerini kısaca açıklayıp, eğitim psikolojisinin öğretmene bu görevlerinde nasıl bir yardımda bulunabileceğini belirteceğiz.

Öğrencilerin Tanınması

Öğretmenlik, Yalnızca müfredatı takip etmek, sadece ders anlatmak değildir. Öğretmen vereceği eğitimden önce, eğitim vereceği öğrencilerini tanımalıdır. Öğrencilerinin karakteri, ortak yönleri, davranış biçimleri gibi özelliklerini bilmeden onlara sağlıklı bir eğitim vermesi mümkün değildir. Öğrencilerin, öğrenim şekilleri, nasıl gelişme gösterdikleri ve ne gibi sorunları olduğunu bilmek ve bunlara yönelik eğitim biçimi tasarlamak öğretmenin görevi olmalıdır.

Her insanın bir karakteri ve kendine özel yönleri vardır. Öğrenciler de bireydir ve onlarında duyguları, düşünceleri, üzüntüleri olabilir. İşte tüm bu kişilik özelliklerini iyi gözlemlemek ve değerlendirmek gerekir. Bir öğrencinin davranışları kalıplaşmış gibi görünebilir fakat o öğrenciyi iyi tanıyabilmekle ve onun davranışlarına yönelik kalıplar hazırlayabilmekle yeni bir davranış biçimine bürünmesi sağlanabilir. Tamamen haylaz, kesinlikle düzelmez dediğiniz bir öğrenciden bir dahi çıkabilir, işte bu öğretmenin gözlem ve çabalarıyla oluşabilecek bir durumdur.

Öğrencilerin Farklılıklarını Görebilmek

Her öğrenci birbirinden farklı bir kişiliğe sahiptir, öğrencilerin bireysel farklarına göre, kendi kuvvetleri içinde yetiştirilmesi gerektiğine göre her öğrencinin hangi alanda ne derecede istidatlarının ye yeteneklerinin olduğunun bilinmesi gereklidir. Böylece “çocuk hakkında isabetli kararlara varabilmek için onunla ilgili bilgilere ihtiyacımız vardır.

Çocuk hakkında ne kadar çok ve ne kadar doğru bilgi sahibi olursak onun eğitimi ile ilgili olarak o kadar iyi karar verebiliriz. Aynı zamanda çocuğu kendisi hakkında ne kadar çok ve doğru bilgi ile donatırsak, o da kendisi hakkında kendi kendine karar vermesi gerektiğinde o kadar isabetli karar verme şansına sahip olur.

Eğitim psikolojisi öğrencilerin doğumdan yirmi yaşına kadar olan devrede çeşitli gelişim alanlarında nasıl geliştiklerini; kalıtımın, özellikle de, çevrenin eğitime olan etkilerini ve katkılarını; kişilik ve karakterini nasıl geliştirebileceğini inceler, araştırır ve denemeler yapar, sonuçlarını öğretmenlere sunar. Eğitim psikolojisi öğrencilerin tanınmasında gelişim psikolojisinin ve diğer ilgili bilimlerin bulgularından da yararlanır.

Öğrenciyi Tanımada İzlenilecek yollar

Öğretmen öğrencilerini tanırken eğitim psikolojisinin ortaya koyduğu bulgularına dayanır. Ancak bu bulgular geneldir. Bir öğrencinin bütün yönleri ile tanınmasında bu genel bulgular öğretmene yardım etmekle beraber, öğrencinin bazı özel yönlerini öğretmenin kendi çabaları ile tanıması gerekir. Eğitim psikolojisi öğretmene bu konuda da yardımda bulunmak amacıyla ona öğrencilerinin özel yönlerini nasıl tanıyacağına ilişkin yollar gösterir.

Eğitim için gerekli gelişim kuralları; öğrencilerin doğumdan ergenliğin sonuna kadar çeşitli çağlarda fiziksel, psikomotor, zihinsel, duygusal, cinsel, sosyal, törel ve kişilik gelişimleri öğretmene gerekli yönleri ile oldukça geniş olarak açıklanmıştır. Ayrıca öğrencilerin bu alanlarda gösterdikleri bireysel farklar ve normalden ayrılan davranışları üzerinde durulmuş, öğrencilerin bir alanda nasıl tanınacağının yolları gösterilmiştir. Yine her konu işlenirken öğretmenin neler yapabileceği belirtilmiştir.

Özellikle davranış bilimlerindeki hızlı gelişmenin sonucunda, insan davranışı hakkında on yıl öncesinden daha fazla bilgilerin elimize geçme si sağlanmıştır. Daha önceki bilgilerimize göre insanın davranışının temel nedenleri onun (acıkma, susama, sıcaktan veya soğuktan korunma ve benzerleri gibi) biyolojik iç dürtüleriydi. “Son araştırmalar insanın dinamik bir organizma olarak, yalnız biyolojik iç dürtüleri ve ihtiyaçları ile değil, fakat aynı zamanda geliştirdiği değerlerin, amaç ve hedeflerin etkisiyle de davranışlara yöneldiğini göstermektedir. Hatta insanın yıllar boyunca geliştirdiği, değer yargıları onu davranışa yöneltmede biyolojik iç dürtülerinden daha yüksek bir güce sahip bulunmaktadır”

O halde öğrenciyi “anlamak için, onun kendi kendini nasıl gördüğünü ne gibi değerlere sahip olduğunu, ne gibi amaçlarının olduğunu, en azın da temel biyolojik iç dürtüleri, sosyal güdüleri ve yetenekleri kadar tanımak zorundayız”.

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close