Psikoloji

Türkiye’de Eğitim Sorunları

Hızla gelişen bilim ve teknolojinin etkisi ve toplum kalkınmasında eğitimin önemi artmıştır. Bununla birlikte son yirmi yıl içinde eğitim anlayışında ve amaçlarında hızlı bir değişme ve gelişme meydana gelmiştir. Bu nedenle eğitim, bir ulusun kültürel değerlerini gelecek kuşaklara aktarmak işi olmaktan çıkmış, yeni kuşakları gelecekteki yaşamlarına hazırlama işi haline gelmiştir. Buna rağmen Türkiye’de eğitim sorunları halen çözüm aşamasına geçememiştir.

Eğitim Sorununda İlk Adım

Türkiye’de Eğitim SorunlarıBaşka bir deyişle, bu yüz yılın başında eğitim, geçmiş değerlerden daha çok yaşanan değerlere önem vermeye başlamış ve yeni kuşaklar yaşanan değerlere göre yetiştirilmeye yöneltilmiştir. Günümüzde ise yeni kuşakların yaşanan değerlere göre değil, gelecekteki yaşanacak değerlere göre yetiştirilmesi sağlanmaktadır. Toplum kalkınmasının, böyle bir anlayışa dayanan okul programları ile gerçekleştirilebileceğine inanılmaktadır.

Ancak toplum kalkınmasının ihtiyaçlarını karşılamak için bir eğitim sisteminin kendi kendini içten gelen bir istekle değiştirmesi çok zor olmaktadır. Çünkü eğitim sistemleri dirik (dinamik) bir yapıya sahip olmaktan çok uzaktır. Eğitim sistemleri daha çok sabitleşmiş durağan (statik) bir yapıya sahiptirler.

Eğitim Sistemi Sorunları ve Çevresel Etkenler

Eğitim sisteminin dışından (sosyal ve ekonomik kalkınmayı planlayan otoritelerden) gelen etkiler eğitim sistemini yeni anlayışa göre örgütlenmeye zorlamadıkça eğitim sisteminin dirik bir yapıya sahip olması mümkün olamamaktadır. Böylece eğitim sisteminin kendi kendini, bilim ve teknolojinin hızla ortaya çıkan yeni bulgularına ayak uyduracak bir canlılığa kavuşturamaması en büyük sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Oysa bizim herhangi bir kasaba veya şehrimizde pek çok türde değişik program ve eğitim imkânlarına sahip orta dereceli meslek okullarımızın olduğu görülmektedir. Aynı zamanda ilkokuldan üniversiteye kadar her seviyedeki okul arasında ve orta dereceli okullar arasında hem dikine hem yatayına büyük aralıklar ve duvarlar bulunmaktadır. Bu durum eğitimin bütünlüğünü bozmaktadır.

Temel eğitimin süresinin azlığı ve yaygın olmayışı diğer önemli bir sorundur. Pek çok ülkelerde temel eğitimin süresi 8-9 yıla çıkarılmıştır ve temel eğitim çağında bulunan toplam nüfusun hemen tamamı temel eğitim görmektedir. Okuryazar olmanın veya beş yıl gibi kısa bir süre devam eden temel eğitimin toplum kalkınmasında büyük bir önemi olmadığı artık anlaşılmıştır. Nitekim beş yıllık ilkokulu bitirmiş insan gücünün Türkiye’nin toplum kalkınmasına katkısı çok az olmaktadır.

Eğitim Sorunlarında Sistemin Etkileri

Oysa toplum Kalkınmasında insanında temel eğitimin büyük bir öneminin olduğu gelişmiş ülkelerdeki yapılan araştırmalarla ortaya çıkmıştır. Kısa zamanda ortaokulu içine alan 8 yıllık bir temel eğitime geçilmesi; toplum kalkınması için gerekli temel insan gücünü yetiştirecek bir programın bu okullarda uygulanması ve öğretmenlerin yükseköğrenim görmesi bir zorunluluk haline gelmektedir.

İlkokuldan üniversiteye kadar her dereceli okulda, bilim ve teknoloji hızlı gelişimine ve toplum kalkınmasına ayak uyduramayan duruk

(statik) eğitim programlarının uygulanması da yine önemli bir sorun olarak görülmektedir. Toplum kalkınmasına gereken insan gücünü yetişin meni için okulların eğitim programlarının dirik olması bir zorunluluktur. Aksi halde okullar yıllar öncesinin programlarına göre insan gücü yetiştirmekle çağdışı kalmış insan yetiştirmiş olmaktadırlar.

Okullarımızın çoğu programları gereği yapabilen insandan çok bilen insan yetiştirmektir. Okul programları öylesine dirik bir yapıya sahip olmalıdır ki değişen şartlara göre bilenden çok yapabilen insan yetiştirebilsin. Şüphesiz ki eğitimin yukarıda belirtilen sorunlarına daha başkalarını eklemek mümkündür.

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close