Dünya Tarihi

Yamato Hanedanlığı

Japonya denince akıllara; Samuraylar, Harakiri, Sake, Anime gibi konular gelmektedir. Bunların Japon kültürü içerisinde zamanla ortaya çıktığı düşünülürse Japon tarihinde önemli bir yere sahip olan ve hatta bir Savaş gemisine (Savaş Gemisi Yamato) adını veren Kral Yamato’nun tarihini (Hakkında bir de film mevcuttur) bilmek daha mantıklı bir hal alır. Yamato Hanedanlığı ile ilgili yazımızı keyifle okumanız dileğiyle…

Japonya’da Kofun (M.S. 300-538) Dönemi

Yamato HanedanlığıM.S. 500 yıllarında Kore’den Japonya’ya deniz yoluyla yeni bir kültür gelmiştir. Bu kültürün varlığını mezarlardaki geleneksel ölülere özgü eşyalar veya süs eşyalardaki değişimde görmekteyiz. Bu kültürün zamanla yerleşmesi ile bahsi geçen eşyalar yerlerini silahlara bırakmıştır.

Muhtemelen V. Yüzyılda gelen bu kültürün getirdiği “At kültürü” de Japonya kültürüne bu zamanlarda dahil olmuştur.

Dong (Doğu) Jin hanedanlığı (MS. 317–420) yıkılışı ile Yamatai’nin çöküşü ardından yerlerini Yamato Hanedanlığının ve krallığının doğum sancılarına bırakırlar.

Prens Yamato

Yamato Hanedanlığı dönemi üç aşamaya bölündü: büyüme zamanı; yaklaşık 250 yıldan 4. yüzyıla kadar genişleme, 5. yüzyılı kapsayan bir çiçeklenme dönemi ve daha sonra 6. yüzyılın başlarından itibaren düşüş dönemi.

Japonya İmparatorluk Ailesi üyesi olan Prens Yamato savaş tekniklerinde babası Keiko’dan geri kalmamış ve ayrıca günümüzde Samuray denince akla gelen imgenin biçimine örnek alınmıştır.

Samuray “Bushido“ anlayışıyla yaşar Bushido, “Savaşçının Yolu“ anlamına gelir. Bu anlayışın felsefesinde ölüm korkusu geride kalmalıdır.

Yamato-Jidai Dönemi ve Yamato Hanedanlığı

M.S. 500’ler de Büyük kral Yamato; Japonya’nın Yamato bölgesinde kendi adı verilmiş olan ve başkenti Naniwa (Osaka) olan bir devlet kurmuştur.

Kral Yamato iktidarını güçlendirmek için asiller sınıfını kullanmıştır.

Asillerin Nintoku Mezar Tepesi

Kral Yamato’nun yanında yer alan asiller kendileri için “mezar tepeleri” yaptırmışlardır. Özellikle Nintoku mezar tepesi oldukça büyüktür. Hacmi neredeyse Keops’un iki katı kadardır.

Asil Savaşçılar; Samuraylar

Kral Yamato idari yapılanmasını Kore’yi örnek alarak kurmuştur.

Orduyu oluşturan öğelerden biri Uji’lerdir. Uji’ler savaşa gönüllü giden ve asillerden oluşan sosyal bir guruptur. Bu sınıf M.S. 1868’de “Meiji yeniden yapılanmasına“ kadar Japon tarihindeki en dirayetli grup olmuştur.

Ancak bu sınıfı oluşturan gruplar kendi aralarında sürekli savaşmışlardır. Bu savaşların sonucunda Ülkenin toplumsal karakteri de oluşmuştur.

İmparator ailesince kontrol edilen klanların yönetimindeki topraklar savaşların temel sebebini oluşturmaktaydı. Bu noktada Japonya topraklarının çok az bir kısmının tarıma elverişli olduğu da unutulmamalıdır. Sonuçta; Samurayların ortaya çıkış ve yükselişi bu teşkilatlanmanın getirisi olur.

Japonların Kore Hedefleri Hiç Bitmemişti

Yine bu dönemde Japonlar Kore yarımadasında bulunmaktadırlar. Yarımada Üç krallığa bölünmüştü; Kuzeyde Koguryo, Batıda Paekche, Doğuda Silla.

Bunlardan Paekche, Yamato devleti ile müttefikliğe gider. İki devlet arasındaki -özellikle kültürel alandaki- bu bağ Japonya tarihinde çok önemli bir yere sahiptir.

Hatta Paekche krallığı; Japonya’ya zanaatkârlar bile yollamıştır.

Yazı Dilinde Çin Etkisi

Çin kültürünün hacmi düşünüldüğünde doğal bir gidişatla; Japonya’da Yamato ve Kore’de Paekche devleti kolayca Çin Kültürüne yaklaşır.

Diğer nedenler hakkında şunlar söylenebilir;

Yerleşik düzene geçen daha eski bir uygarlığın yeni adımlar atan bir devletten daha üstün olacağı pek açıktır.

Devletlerin bir diğerini etki altına almaya çalışması normal bir durumdur. Ancak bu durumda ihtiyaçlar hazır çözümleri daha talep edilir hale getirmiştir.

Nihayetinde 5. ve 6. Yüzyıllarda, Koreliler, Japon adlarını kayıt edebilmek için Çin yazısını aldılar.

Bu etkinin Japonya geçmesi daha yavaş gerçekleşir. M.S. 513 yılında, Paekche saray erkânı, Yamato saray erkânına Konfüçyuscu öğretmenler yolladı. Bu adımın ardından Kore Paekche devleti” aracılığı ile Çin’den Kanji yazı sistemi alınarak Japoncaya uyarlanmıştır. Bu duruma gelene kadar Japonların kendilerine has bir alfabeleri olmamıştır. Bu nedenle Japon yazınsal ürünleri oldukça geç tarihlere aittir.

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close